
A- Sanat Cephesi Dergi girişiminin geçmişi, 2005’teki “İçerideki Dışarıdaki Hapishaneden Bizim Şiir Antolojisi” ile başlayan, Mart 2005’te oluşturulan (www.sanatcephesi.org) internet sitesi, Şubat 2006’da Sanat Cephesi Bildirgesi” ve Kasım 2006’da “Sanat Cephesi Çağrısı” broşüründeki “Temel İlkeler Taslağı”yla belgelenen ve çeşitli etkinliklerle bugünlere taşınan Sanat Cephesi Hareketi’nin Mayıs 2008’de gerçekleştirdiği “Kültür-Sanat Konferansı” belgelerinin “Sanat Estetik Politika” adıyla kitap olarak yayınlanması sonrasında kolektif olarak planlanmasıyla başlar. Bu anlamda Dergi, oluşumunu, gelişimini sürdürmekte olan bir sanatsal hareketin birlikte üretilen ileri bir adımıdır.
B- Sanat Cephesi Hareketi Nedir, Ne Değildir?
1) Sanat Cephesi Hareketi, yaşamın özünü tüketen sömürünün her türlüsüne, egemen sınıfların maddî-manevî denetimi ve yönlendirmesine, emperyalizmin kültürel yayılmacılığına, her türden gericilik ve yozluğa karşı olan ilerici, devrimci, demokrat, sosyalist sanatçı ve adaylarının birlik-diyalog-dayanışma zeminidir. Nihaî hedefi bir ve genel bilimsel yargılarda ortak, ayrıntılardaki farklılığı da idealize ve dramatize etmeyen sanatçıların paylaşımcı mücadele birlikteliğidir.
Emperyalizmin yoz ve kozmopolit “kültür” politikasına karşı temel ilkelerde birleşen sanatçıların bir barikatıdır. Sanatın “piyasa ortamına” tâbi kılınarak, tecimsel ilişkiler batağına hapsedilmesine, kapitalist yabancılaştırmaya ve çok yönlü kültürel-politik kuşatmalara karşı üretimiyle, duruşuyla bir kültürel direniş ve kökleri halkların demokratik yaşam toprağında filiz veren sosyalist kültür oluşturma çabasıdır.
2) Özü itibariyle demokratik, devrimci ve sosyalist bir sanat yaklaşımını içinde taşıyan Sanat Cephesi Hareketi, gelişiminin belirli bir aşamasında kurumsal oluşumlarda yer alabilir. Kültür merkezleri, sergi salonları açabilir; internet sitesi, kitap üretimi, basılı bülten gibi olanaklara başvurabilir; ancak Sanat Cephesi Hareketi’nin felsefesi salt bu aktivitelere indirgenemez. Hareketimizin temel yapısı sanatın en büyük düşmanlarından olan benmerkezciliğe, kişi ve grup kültünü yücelten her türden fetişçiliğe ve bürokratikleşmeye, bilim-sanat-estetik-politika-etik bütünlüğünü bozmaya çalışan entelektüalizme, mistisizme, bilinemezciliğe, idealizme ve her türden gericiliğe karşı oluşundan gelir.
3) Sanat Cephesi Hareketi, ilerici, demokrat, devrimci, yurtsever, sosyalist ve Marksist sanatçıların, temel ilkeler çerçevesinde yapıcı, yaratıcı diyaloglar kurmasına ortam yaratmayı birincil görev sayar. Sermayenin ve küçükburjuvazinin sanat ürünlerinin alınıp satıldığı kapitalist piyasada kendi malına yer bulmak doğrultusunda, sanat ürünlerini dışlayıcı yaklaşıma sahip açık-gizli sansürünü ve piyasa oluşturmak amaçlı otosansürcüleri teşhir eder. İlerici kitapların okura ulaşmasını engelleyen tekelci dağıtım ağlarının kuşatma politikalarına karşı mücadele eder; birlikte alternatif dağıtım ağı oluşturulmasında rol üstlenir ve gerekli sorumluluğu alır. Sanatsal üretim-paylaşım sürecindeki tüm olumsuzluklara karşı dayanışmayı, bu çabaların süreklilik içinde kurumsallaşmasını ve “gelenek” hâline gelmesini savunur.
C- Sanat Cephesi Dergisi Olarak Sanata Bakışımız
1) Sanat Cephesi Dergisi, hem kendi içinde hem de etkinlik çevresinde egemen kültürden kopuş için köklü bir kültürel arınmaya-aydınlanmaya dayalı yaratıcı paylaşımın yaşanmasını gerekli görmektedir. Bir yandan binlerce yıllık antik kültürlerin, iç içe geçmiş emekçi halkların bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz; diğer yandan ise ilerici kültürün ihtiyaç duyduğu önemli bir öge olan burjuva aydınlanma kültürü ile sosyalist deneyimlerin ürettiği birikimleri ülkemizde pek bilmiyor ve özgün senteze kavuşturamıyoruz. Bu açıdan temel önceliğimiz kültürel mirasın ilerici-gerçekçi özünü sahiplenerek, sosyalist kültürü yeniden üretme çabasının toplumsal ve kişisel anlamıyla sürekli kılınmasıdır.
2) Sanat Cephesi Dergisi bir yandan sanatı mutlu bir azınlığın üretimi ve salt biyolojik estetik bir haz aracı olarak algılayanlara karşı durmakta; sanattan kopmadan halkın düzeyini, halktan kopmadan da sanatın düzeyini karşılıklı etkileşim içinde yükseltmeyi hedef olarak seçmiştir. Sanatçı, emekçi halka tepeden bakarak, “öğreten” değil, toplumsal yaşamın devrimci, demokratik eylemliği tarafından eğitilendir. Bizim sanatımız, insanın, yurdun, dünyanın her yanıyla tutarlı bir tarih ve sınıf bilinciyle ilgilenen bir sanattır. Kalkış noktamız, ilerici insanlık ailesinin bugüne dek ürettiği tüm değerleri doğal mirası sayan, işçi sınıfının yararını önceleyen ideolojik ve siyasî eylem terbiyesi almış/düşünce ve davranış birliği olan bir sanat anlayışının emperyalist-kapitalist çürümüşlüğe baş kaldırmasıdır.
Sanat Cephesi Dergisi, Marksist eleştiri yöntemini etkin kullanma mücadelesini verecek; devrimci lirizm, tutarlı sosyal içerikli eğilimler ile eleştirel gerçekçi sanatsal anlayışlarının ilerici bir çizgide yeni nitelikler kazanacağı bir zemini güçlendirecektir. Dolayısıyla insancıl özünü yaşam biçimiyle, üretimiyle, ideolojik-politik tercihiyle egemen sınıfa yem etmeyen her sanatçıyı Dergi’mizin doğal bir parçası olarak görmekteyiz.
3) Sanat Cephesi Dergisi’nde sanatın gücüne inanan her sanatçı, reklâm diliyle, burjuva basın ve edebiyatıyla, küçük üretimin şartlandırdığı yaygın küçükburjuva ideolojisiyle, umutsuzluğun, ufuksuzluğun, kötümserliğin beslediği arabesk eğilimlerle, nasıl mücadele edeceğini, taraflı kimliği ile karşılaşacağı engelleri içeriği, biçimi ve yöntemiyle nasıl aşacağını araştırmayı da gündemine alacaktır. Diğer ilerici-devrimci-sosyalist sanatçı ve sanat kurumlarıyla sosyalist gerçekçilik sanat anlayışı temelinde sürekli birlik-dayanışma içinde olacaktır.
Sanata ve sanatın gücüne inanmayan ve toplumda karşılığını bulduğunda onun nasıl önlenemez bir güç olduğunu anlamayan sanatçıların bu birlikte yeri olamaz. Bu yolda bize üretim ve yaşamlarıyla zengin deneyimler bırakan Brecht, Neruda, Nâzım, O. Kemal, Enver Gökçe, Behrengi, Henri Barbusse, Victor Jara, Vaptsarov, Mayakovski, Hasan Hüseyin, Attila Josef, A. Memedoğlu, D. Şostakoviç, Y. Güney, Cegerxwin, İ. Ehrenburg ve daha nicelerini hatırlatırız. Üstelik yaşam bize göstermiştir ki on binlerce yılın üretim birikimini üzerinde taşıyan halklar, emekçi halkı küçümseyen burjuva/küçükburjuva sözümona “sol” aydınlardan çok daha anlayışlı ve sanatsal paylaşıma açıktır. Sanatçıya düşen görev, uvriyerizm ve popülizmin kolaycılığına, dogmatizm ezberciliğine kapılmamak; tarihin belirli anlarındaki sanatsal birikimleri gözlemler yaparak ve deneyimleri sorgulayarak analiz etmektir. Sonsuz boyutta çeşitlenen içeriğin gerek duyduğu yeni biçimleri aramak; yaratıcı, yenilikçi, dinamik, iyimser, devrimci-dönüştürücü yaklaşımdan ödün vermemektir.
4) Sanat Cephesi Dergisi, sanatsal eserler üzerinden oluşabilecek kapitalist tecimsel ilişkilere girmeden, üretiminden dağıtımına kadar kolektifliği esas alır. Bütün süreçlerde eleştirel katkıyı, sanatın her dalına yaratıcı, yenilikçi, dinamik, iyimser, devrimci-dönüştürücü bir yaklaşım sunmayı önemser. Kariyerizme, bireyciliğe, benmerkezciliğe karşı sosyalist mücadelenin ahlâkî normlarını içselleştirmeyi ve sosyalist bireyselliği güçlendirmeye özel bir önem gösterir.
5) Sanatsal yöntemimizin amacı, “insanların söylediklerinden, hayal ettiklerinden, tasavvur ettiklerinden değil, gerçek ve faal insandan hareket edip, gerçek yaşam süreçlerini temel alarak bunların ideolojik yansımalarının ve yankılarının gelişimini göstermek suretiyle elle tutulur canlı insana varmaktır.” (Marx-Engels, Alman İdeolojisi) Sanat Cephesi Dergisi sanatçıları, eserlerinde insanların arasındaki ilişkiler ile bireyin benliğinde varolan çelişkilerin hangi koşullar altında geliştiğini ve ilişkilerin maddî temellerinin ne olduğunu açığa çıkarma-çözme amacındadır. Dergi’miz bu açıdan felsefenin temel sorusuna: “Madde, düşüncenin ve bilincin kaynağıdır ve ilk veridir; düşünce, evrenin kimyasal ve organik çeşitliliğinin bir sentezi olan beynin ürünüdür” diyerek cevap verir.
6) Sanat Cephesi Dergisi, sanatsal yöntemde nesnelliği, işçi sınıfı ve emekçi halkların tarihsel-sınıfsal yararını gözeten ideolojik siyasî birikime bağlılığı ve sosyalizmden yana olmayı temel ilkeler sayar. Bu ilkeleri vazgeçilmez temel unsurlar olarak kabul eder. Sanatsal yaratımda içerik, biçim ve işlevselliğin diyalektik bütünlüğüne inanır. İçeriğin öncelliğini kavrayarak biçimciliğe karşı çıkar, yeni süreçlerde yeni teknikleri araştırır. Sosyalist gerçekçiliği yaratıcı yorumla algılar, statikleşmiş bir mantıkla tek ve değişmez biçim ve bir kurallar bütünü olarak görmez.
7) Sanatsal üretimimiz edebiyat olduğunda üretim aracımız “dil”dir. Sanat Cephesi Dergisi olarak dilin olanaklarını araştırmak, buna özel bir ilgi göstermek, toplumun yaşayan canlı bir parçası olan sokaktaki “dil”i tarihsel ve toplumsal boyutu içinde edebî düzeyle kaynaştırmak, dil üzerinden oluşabilecek mikro-milliyetçi sapmalara prim vermeden estetik-sanat alanındaki literatür karmaşasına bilimsel tanımlar getirmek görevlerimiz arasında olacaktır.
8) Bilim, sanat, estetik, politika ve etiğin birbiriyle ilişkili olduğunu ve bu ilişkinin koparılmaması gerektiğini gören Sanat Cephesi Dergisi, sanatı ideolojilerin estetik kimlik kazanmış biçimi olarak kabul eder. O zaman, toplumsal kavgamızın bir parçası olarak gördüğümüz sanat alanında, bizi sadece sanatın estetik iç dinamiği sınırlayacaktır. Bizim sanatımız, insanla nesnel gerçeklik arasındaki estetiksel ilişkiyi koparmadan sanatsal derinliği güçlü ve estetiksel duyguların eğitilmesini sağlayan bir sanat olacaktır. Ve sanatsal yaratımımız, içerik ve biçimin birliğinden doğan gerçekliğin devindiği bir süreçler ırmağında birbirlerini besleyerek belirlenecektir. Çünkü sanat, tesadüfün yarattığı bir etkinlik değildir; sanat, bilinçli müdahalenin, yeniden yaratmanın, heyecanın, tutkunun sonucu ortaya çıkar.
9) Sanat Cephesi Dergisi, estetik biliminin gelişimini ve bugünkü durumunu belirleyerek, günümüz sosyalist gerçekçiliğinin sorunlarına çözümler üretme amacındadır. Gerçekçiliğin tarihsel bir gelişim aşaması olan sosyalist gerçekçiliği sahiplenen Sanat Cephesi Dergisi, kendinden önceki gerçekçi ve ilerici sanatın mirasçısı olarak sosyalist gerçekçiliği etkin bir bilinçlilikle yeniden üretecek, onun hayat ve mücadelede yerini alarak işlevsel olmasının kavgasını verecektir. Dolayısıyla sanatın asıl sahipleri olan işçi sınıfı ve emekçi halklar ile buluşabilmenin, kaynaşabilmenin ve yaratılan birikimden öğrenebilmenin kanallarını açmanın mücadelesini verecektir.
10) Sanat Cephesi Dergisi yukarıda belirttiğimiz ilkeler ışığında yürümeyi doğru bulan tüm sanatçı ve sanatçı adaylarının kolektif birlikteliği, sesi ve eylemi olacaktır.
Sanat Cephesi
Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi